Home > Umumi Vaziyet ve Manzara > Haçlı Seferleri İslam Diyarlarına Bilim ve Sanat’ı Getirmiş

Haçlı Seferleri İslam Diyarlarına Bilim ve Sanat’ı Getirmiş

R.Tayip Erdoğan'ın Haçlı Övgüsüne Medya'dan Sümen Altı

R.Tayip Erdoğan'ın Haçlı Övgüsüne Medya'dan Sümen Altı


Daha önce BOP (Büyük Ortadoğu ve Genişletilmiş Afrika Projesi) eşbaşkanı olduğunu açıklayan Tayyip Erdoğan şimdi de 1095 ile 1270 yılları arasında meydana gelen Haçlı Seferleri’nin İslam ile Hristiyanlığın olumlu münasebet kurmasına vesile olduğunu ve İslam memleketlerine bilim ve sanat gelmesini sağladığını açıkladı.

“Fransız Akademisi üyelerinden Funck Bretano’nun ifadesine göre; vahşî hayvan sürülerinden farksız olan Haçlı güruhu 1096 yılında Anadolu topraklarına saldırdıklarında, İznik civarında yakaladıkları Müslüman çocukları parçalamışlar, etlerini şişlere geçirip ateşte kızartmışlar ve henüz pişmeden
çiğ çiğ yutmuşlardı. Antakya’ya ulaştıklarında ise, başlarındaki papaz Pierre I’Ermit’in ısrarıyla, yerlerde yatan öldürülmüş Türkler’in cesetlerini birer birer toplamışlar, etlerini kemiklerinden ayırmışlar; sonra da tuzlamış, pişirmiş ve karınlarını bununla doyurmuşlardı. Onlar kızarttıkları Müslüman etleriyle iştahlarını (!) tatmin ederken, ölenlerin zincire vurulmuş olan yakınları da surlardan büyük bir acı ve çaresizlik içinde, gözyaşları dökerek olup biteni seyrediyorlardı.”

İlk haçlı seferleri Papa ll. Urban’ın önderliğinde başladı, iki asra yakın süren haçlı seferlerinde milyonlarca insan katledildi. Sadece öldürülen Hıristiyanların sayısı iki milyonu geçiyordu.

17 Temmuz 1203’te Ortodokslar’ın hakimiyetindeki İstanbul’u ele geçiren Haçlılar, Kudüs’ü zapt ettiklerinde yaptıkları korkunç katliama pek uygun düşen bir vahşetle yağmaladılar İstanbul’u. Onların çılgınlığından dehşete düşen olayın şahidi Batılı yazarlar kaleme aldıkları eserlerde duydukları utancı açıkça belli etmişlerdir. İstanbul un tüm tarihi, dini ve sanatsal eserleri tahrip edilmiş, yakılıp yağmalanmıştır. Sokaklarda yere diz çöküp merhamet dileyen halkın üzerine atlarını süren Haçlılar kadın, yaşlı, çocuk demeden herkesi öldürüyor, fakirlerin evlerini bile talan ediyorlardı. Saraylılar, Asiller hatta Rahibeler Haçlıların tecavüzüne maruz kaldılar.

(Diyanet ansiklopedisi c.14 s. 538)

“Antakya önlerinde açlıktan şikâyet eden Haçlılar’a, Hıristiyan din adamı Pierre I’Ermit şu tavsiyede bulunur: Açlığınızın sebebi korkaklığınızdır. Türk cesetlerini toplayın! Tuzlayarak pişirilirse daha lezzetli olur!.. Bunun üzerine Haçlılar onun dediğini yaptılar.

(Funck Brentano, Les Croisades, Paris 1934, s. 24.)

“Fransız tarihçilerinden Rudolf of Caen de, onların bu iğrenç fiillerinden bahsederek şöyle diyordu: Askerlerimiz Maarra’da dinsizlerin (Müslümanların) yetişkinlerini yemek kazanlarında kaynar suyla haşladılar; çocukları şişlere geçirerek öldürdüler ve sonra da ızgarada pişirip yediler.

(Amin Maalouf, The Crusades Through Arab Eyes; London, al-Saqi Books, bas.: 1984, s. 38.)

“Kudüs katliamı başka bir eserde şu sözlerle anlatılıyor: Katliam korkunçtu!.. Öldürülenlerin kanları sokaklarda akıyor, atıyla gezenlerin üzerine sıçrıyordu. Akşam karanlığında Haçlılar, sevinçten haykırarak kiliseye geldiler ve kana bulanmış ellerini ayin için uzattılar.

(G. E. Perry, The Middle East: Fourteen Islamic Centuries Englewood Cliffs, s. 78, bas.: 1983.)

“…Tuleytule Baş Rahibi Hıristiyanlığı kabul etmeyen bütün Araplar’ın kılıçtan geçirilmelerini
emretti. Dominiken tarikatı papazı daha da kestirme hareket etti. Kadın ve çocuklar dâhil, ne kadar Müslüman varsa kafalarının uçurulması emrini verdi. İspanya’nın yüksek tabakasını, aydınlarını ve sanayicilerini teşkil eden üç milyon Arap ya öldürüldü ya da yarımadadan dışarı atıldı. (Endülüs’ten) Sekiz
asırdan beri Avrupa’nın üzerine ışık saçan parlak medeniyetleri ebediyen söndü. Bu korkunç katliamlar yanında, Saint Bartelemi Gecesi (Protestanların Katolikler tarafından katledilme gecesi) basit bir arbede gibi kalır. Şunu da itiraf etmek gerekir ki, en vahşî istilâcılar arasında bile, bu derece korkunç katliamlarda bulunan tek bir kimse gösterilemez!”

(Gustave le Bon, Civilasition des Arabes, s. 129, 160.)

  1. No comments yet.
  1. No trackbacks yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: