Home > Umumi Vaziyet ve Manzara > Müstafi Amiral Ertürk “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Tutsak Komutanları”

Müstafi Amiral Ertürk “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Tutsak Komutanları”

48’i Amiral ve General olmak üzere 144 komutan Hasdal Cezaevinde esir edilmiş durumda. Haklarında tutuklu kalmalarını gerektiren herhangi bir şey var mı? Hayır. İddiaları bir bir çürüttüler ama gelin görün ki hukuki olarak sonuç almak nafile bir gayretkeşlik.

Ayrıca Silivri’de de aydınlar, siyasetçiler, yurtseverler, bilim adamları, emekli askerler ne yazık ki kendi ülkelerinde tutsaklar. Bırakalım hukuki süreç işlesin diyorsanız, size “Bu ülkede hukuk siyasallaşmıştır ve yargı bağımsızlığı kalmamıştır” derim. Nice hukuk insanlarını ve baro başkanlarını da şahit olarak gösteririm.

Çünkü biz sizin hala YANDAŞLAŞTIRAMADIKLARINIZDANIZ.

Milli Güvenlik Zaafiyeti Ne Halde?

Hiç merak ediyor musunuz bu kadar komutan zindanlarda çürütülürken ülke savunması ne halde? En hafif deyimi ile perişan durumda.

Alın size örnek. Allah korusun (Zaten durumumuz Allahlık) Ege’de bir kriz çıksa, hangi komutanlarla buradaki hak ve çıkarlarımızı koruyacağız?

Muhtemel bir krizde Ege’de üç filo komutanı amiral aktif olarak görev yapacak. Üçünün de tutuklu olduğunu biliyor musunuz?

Ayrıca yine Ege’de görev yapacak Albay rütbesinde 5 komodorun hepsinin de Hasdal’da olduğunu biliyor musunuz?

Bu komutanların yerine başkaları ile bu görevler yapılabilir mi? Soruya soru ile cevap vermek istiyorum. Şifreyi veremem ama mademki ülke olarak en iyi bildiğimiz futbol, soruyu da bildiğiniz konudan seçerim. Şampiyonluk maçına veya sizin için hayat memat meselesi olan bir karşılaşmaya ilk 11’le değil de tamamen yedeklerle çıkarsanız ne olur? Çok kuvvetle muhtemel hüsran olur değil mi?

Kara ve Hava Kuvvetlerinin de durumu hiç farklı değil bunu bilesiniz.

Tutsak Komutanlar Ordunun Moralini Baklan Savaşı Seviyesine İndirdi

Bakınız anayasamızın 117’nci maddesi ne diyor?

Türkiye Cumhuriyeti’nin milli güvenliğinin sağlanmasından ve Silahlı kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, TBMM’ne karşı Bakanlar Kurulu sorumludur.

Komutanlar tutsak, personelin moral ve motivasyon durumu Balkan Savaşı sonrası durumdan bile daha kötü, itibar yerlerde, işte Türk Silahlı Kuvvetlerin hali pürmelalli.

Yurttaşlar, kardeşler, dindaşlar bu yaşananlar bir ABD operasyonudur. Kardeşlerimiz (Eğer kardeşliğimiz kaldıysa) bu operasyonun taşeronlarıdır. Biliniz ki, bunlar sizi kullanmaktadırlar. Sizi günahları kadar bile sevmemektedirler. Gece yattığınızda iyice bir düşünün, Mübarek’i, Saddam’ı, Usame Bin Laden’i ve nicelerini, onlarda en yakın müttefikiydiler, kullandılar hem de tepe tepe sonra sifonu çektiler. Asla şüpheniz olmasın aynı şeyi size de yapacaklar fakat iş işten geçmiş olacak ve kaybeden hepimiz olacağız.

“Darbe Planı var da diyemem, yok da diyemem”

Var da diyemem yok da diyemem“Darbe girişimi var da diyemem yok da diyemem”

En çok zoruma ne gidiyor biliyor musunuz? Bu konuda sorulan sorulara cevap verememek veya soruları geçiştirmek! Hangi sorular mı? Genel Kurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları ne yapıyorlar?

Cesaretimi toplar aklımdan Albay Reşat Çiğiltepe’yi geçirirdim

Cesaretimi toplar aklımdan (Kurtuluş Savaşı Şehidi) Albay Reşat Çiğiltepe'yi geçirirdimBuna ancak ben olsam ne yapardım diye cevap verebilirim belki. Ne mi yapardım? Bu askerlerin suçluluğundan şüphe duyuyorsam gereğini ilk ben yaparım. “Hayır” ise bunun bir tertip olduğunu düşünüyorsam sahip çıkarım. Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar ve tüm milletvekilleri ile tek tek görüşerek durumu ve operasyonu anlatır, duyarsız kaldığımız taktirde hangi felaketlere müncer olacağımızı izah eder, mutlaka ikna eder ve sonuç alırdım. Bunları anlatırken de gözlerinin içine bakarak gerçekten samimi olup olmadıklarını tahlil ederdim.

Eğer başarısız olursam büyük bir basın toplantısı yapar olayları tüm çıplaklığı ile ulusuma anlatır ve artık görevimi layık olduğu biçimde yapamadığımı ifade ederek istifa ederdim.

İstifa eylemine de engel olan başka bir durum söz konusu ise yapabilir miyim şu anda tam olarak bilemiyorum ama cesaretimi toplar aklımdan Albay Reşat Çiğiltepe’yi geçirirdim.

Biliyor ve görüyorum ileri demokrasi adı altında otoriter hatta yer yer faşist uygulamaları, hukuksuzluğu, tuzakları, dijital terörü, güdümlü yargıyı, kini, nefreti, yandaşlığı, yalakalığı ve emperyalizmin gücünü. İşte bu yüzden bende korkuyorum diğer ölümlüler gibi.

Çünkü bana ihtiyacı olan bir ailem var, beni sevenler var, “Bırak keyfine bak, bu ülkeyi sen mi kurtaracaksın?” diyen arkadaşlarımda var.

Ama korkum silah arkadaşlarıma ve ailelerine sahip çıkmama engel değil, ülkemin geleceği için elimi taşın altına sokmamama neden değil, ülkemde ve bölgemizde olanlara duyarsız kalmama gerekçe değil ve kafasında tüy bitmemiş yetimin hakkı ile okuduğum yılların ve boğazımdan geçen lokmaların hakkına vefasız davranmaya gönlüm razı değil.

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk
Temmuz 2011

  1. No comments yet.
  1. No trackbacks yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: