Home > şiir > Yirmi Sekizinci Tablet, Fedai

Yirmi Sekizinci Tablet, Fedai

Yirmi Sekizinci Tablet, Fedai

Dalından düşen nar gibi değil
Savrulup dağılan akça kar gibi değil
Korkunun dolunay olduğu gecede,
Sönmüş ocağa çakmak gibi çakar.



Doğduğu gün ölen kimdir, öldüğü gün doğar,
Kimdir dağılan kardeşleri avucunda toplayan?
Aşıyor şimdi kendini kendi hükmüyle.
Çıplağım: Gömleğim, kefenim yok!
Göbekbağım da yoktu, ciğerlerim kurt ciğeri.
Ben o taşın içine girerim kılınç gibi,
Ben o ateşe dalarım çölde mecnun gibi.
Kopacak tufan için gönderildim: Adım fedai.
Canevinden cansızlara canveren kimdir,
Damarda durmayan kan gibi akar?
Kimdir, kale taşlarına vurur omuzbaşları:
Akşamları kireç yer, sabahları zindanı içer?
Adım Namık, adım Kemal, adım Ömer, adım Naci.
Yolunu yitirmiş mermi çekirdeği değil
Ben atılan kargıyım, beş bin yıllık yargı böyle:
Nefes alan bir granit, sinirleri olan bir ırmak,
Çıkar Balkan’a Kafkas’a, dökülür Kerküğe Tiflis’e.
Ey tigin külsün, ey yiğit daimsin,
Ay ile Yıldızın oğlu bilge, sen fedaimsin…
Adım Yakup, adım Cemil, adım Suphi, adım Deniz.
Aynı gönüllü atılır koyar başını araya,
Gök aydınlanır o an, aydınlanıp kalır ya
Bilinir: Sundu yine kendini bir fedai dünyaya.

Categories: şiir Tags:
  1. No comments yet.
  1. No trackbacks yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: