Home > Umumi Vaziyet ve Manzara > Polisin Gölcük’te Teğmenlerin Evini Araması Cemaatin Bir Tertibi Miydi?

Polisin Gölcük’te Teğmenlerin Evini Araması Cemaatin Bir Tertibi Miydi?

Polisin Arama Kararı, İhbar Mektubundan 18 Gün Önce

Orada poşet mi var? hışşşt!.


Polisin hazırladığı “arama ve el koyma” felekesine baktığımızda, ilginç bir tarih dikkat çekiyor. fezleke, savcılığa ihbar mailinden sonra teslim ediliyor. Ancak istanbul cumhuriyet başsavcılığı’na verilmek üzere hazırlanan yazının üzerinde “28.06.2009” tarihi yer alıyor. oysa ihbar maili 15 temmuz’da ulaşmış. yani emniyet, fezlekeyi ihbar ulaşmadan 18 gün önce hazırlamış!

Polisin hazırladığı fezlekede, ihbar mailinden bahsediliyor ve teğmenlerin evlerine baskın yapmak için izin isteniyor.

DEMEK Kİ BU FEZLEKEYİ HAZIRLAYAN POLİSLER BÖYLE BİR İHBAR MEKTUBUNUN GELECEĞİNİ BİLİYORLARDI Kİ 18 GÜN ÖNCEDEN HAZIRLIK YAPTILAR. Üzerine de o günün tarihini atıverdiler. İhbar maili gelince de tarihi düzeltmeden çıkış aldılar ve savcılığa gönderdiler.

Polisin Fezlekesindeki Adres Doğru, İhbar Mailindeki Yanlış

Polis, ihbar mailindeki adresin yanlış olduğunu tespit etmiş olabilir. Bunun üzerine bir gün içinde bir araştırma yapmış ve doğru adresi tespit etmişlerse bile bunu belirtmeleri gerekirdi. “Her ne kadar ihbar mailinde kapı numarası 40 denmişse de yaptığımız araştırma üzerine 60 olduğunu saptadık” şeklinde bir ibare düşülmeliydi. Oysa fezlekede böyle bir ibare yer almamaktadır.

Baskında Yaşananlar

  1. Beraber kaldıkları komutanlıkça bilinen deniz teğmenlerin ortak evi hücre evi diye basılıyor.
  2. Teğmenlerin itirazlarına rağmen el konulan elektronik dökümanların imajları verilmiyor.
  3. Buzdolabının altına bir bakılıyor, ordan mermiler ve amirallere suikast notları çıkıyor. Notlarda herkesin tek tek ismi görevleriyle birlikte yazılmış. Sanki gelsinler de hepimizi toptan yakalasınlar diye düşünmüş teğmenler.
  4. Her nedense ev toz içindeyken, bu bulunanlar pırıl pırıl.
  5. Nasıl sat komadoları bozulsun diye sulak alana mühimmat gömmüşse, teğmenlerde patlasın diye buzdolabının motorunun altına mermi saklamışlar.

Nereden Geldiği Belli Olmayan Flash Diskler

Arama görüntülerinin 2. cd’sinde 3. dakika 42. saniyede arama başında bulunan komiser, polis memuruna ağzını kapatarak ’bunların üzerine nereden çıktığını hiç yazmayın’diyor. Bu durumda nereden geldiği belli olmayan flaş bellek delil teşkil etmiyor.

Teğmen’lerin Evine Uyuşturucu Önceden Mi Kondu?

Teğmen Alperen Erdoğan’ın yatak odası aranıyor. Odadaki yatak arandıktan sonra sıra, cam kenarındaki gardıroba geliyor. Bir polis, sandalyeye çıkıp gardırobun üstünü arıyor. Polis kamerası gardıroba dönüyor… Gardırobun üstündeki bavullar yere indiriliyor ve aramayı yapan polis ayaklarının ucunda yükselip dikkatle gardırobun üstüne bakıyor. Ardından bir bavul daha indiriyor. Görüntülerde tam bu sırada bir ses duyuluyor. polis amiri olduğu anlaşılan bir ses, “bir şey var mı?” diye soruyor.

Bu görüntülerin mahkemede izlettirildiği sırada salonda gülüşmeler yaşandı. Teğmenlerin avukatı İrfan Erdoğan görüntüleri şöyle yorumladı:

Görüntülerden çıkan iki sonuç var. Birincisi uyuşturucuyu bulduğu iddia edilen polis aramayı uzatmak ve görüntü vermek için gardırobun aramasını uzatıyor… İkinci ihtimal ise şu: görüntüler çekildiği sırada teğmen erdoğan farkında olmadan kameranın önüne geçiyor. Görüntüleri çeken polis de biraz sağa kayarak, aramayı yapan polisi kapatıyor. Avukat irfan sütlüoğlu, uyuşturucu paketinin bu sırada yerleştirilmiş olabileceği şüphesini dile getiriyor.

En önemli soru ise şu: Aramayı yapan polis birkaç saniye öncesinde aynı noktaya dikkatle baktığı halde el büyüklüğündeki paketi nasıl göremiyor?

Soruşturma sürecinde bu şüpheyi doğrulayan iki önemli olay yaşandı. Birincisi emniyet kriminal incelemesinde uyuşturucu paketinin üzerinden teğmenlerin hiçbirinin parmak izi çıkmadı.
İkincisi ise uyuşturucu paketinin üzerinde bulunan iki adet kıl örneği, inceleme sırasında ortadan kayboldu. Bu kıl örneklerinin incelemesi, uyuşturucunun kimler tarafından yerleştirildiğini ortaya çıkarması açısından önemliydi.

Orada Poşet Mi Olacaktı? Hışşşt…

Bu görüntüler polis ekibinin bir evde gerçekleştirdiği arama görüntülerinin bir kısmı. Normalde polis bir mekanda arama yaparken her yeri didik didik arar, ipucu ya da suç unsuru teşkil eden bir materyal bulduğunda o ekibin başındaki polis çağrılır ve “efendim bakın ne bulduk” denir.

Ama burada işler böyle yürümüyor. Emniyet arama ekibi gölcük’te teğmenlerin evini ararken normal olan aramanın dışında hareket ediyor. Kimse sanmasın polisimiz çağ atladı hiçbir ülkede olmayan tekniklerle arama yapıyor. Uzatmaya gerek yok görüntüler ortada. Bir polis mutfakta buzdolabının altında ancak çekiç ile uğraşarak alabildiği bir torba buluyor. Daha doğrusu bulmuyor; 2 polis henüz buzdolabını sağa sola çevirirken birinin içine doğuyor “orada poşet mi var?” , yanındaki “hişşşt” diye susturuyor… hemen arkasından arama ekibinin başındaki amir daha mutfağa dahi girmeden emrindeki polise diyor ki “dolabın altındaki poşeti alın.” artık aramalar böyle yapılıyor. tabi buna arama denebilirse…”

Polis Diyor ki: TAMAM, ŞAHANAE, MÜKEMMEL OLMUŞ, ON NUMARA…

Bir uyuşturucu ihbarı üzerine teğmenlerin evine aramaya gelen terörle mücadele şubesinden polisler (gerçi normal ülkelerde uyuşturucu ihbarına narkotik’e bağlı polisler gelir) buldukları deliller karşısında sevinçlerini gizleyemiyorlar. Aslında polisin beklenenin dışında başka bir suç ile ilgili delil bulması ancak onları şaşırtması gerekir idi… Ama öyle olmadı, belliki gelmeden önce teğmenlerin evinde uyuşturucudan başka şeyleri bulmayı hesaplamışlar. Bu ruh hali sebebiyle üzerinde isimler yazan bir kağıt parçası bulduklarında “TAMAM, ŞAHANE, MÜKEMMEL” diyebilmişlerdir.

Polis Aramasından İki Gün Önce Hırsız Girmiş

Dz. Teğmen Alperen Erdoğan ve arkadaşlarının birlikte kaldıkları dairede de, yine polis baskınından iki gün önce ilginç bir olay yaşanmıştı. Teğmenlerin oturduğu binadaki faklı bir daireye hırsız girmişti. Kapı zorlanarak açılmış, daire dağıtılmış ancak içeriden tek bir şey dahi alınmamıştı. Aydınlık’a konuşan ev sahipleri şunları söyledi: “Olay mesai saatlerinde olduğu için biz evde yoktuk. Komşularımız kapıyı açık görünce bize haber verdiler. Eve gittiğimizde her şey birbirine girmişti. Öyle ki evi toparlamamız iki ayımızı aldı. Ancak dikkatimizi çeken bir şey oldu; hiçbir eşyamız kaybolmamıştı. Çalınabilecek bazı değerli eşyalarımıza da dokunulmamıştı.

  1. No comments yet.
  1. No trackbacks yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: